Yazarın ilk defa bir kitabını okudum.Bu kitapta tesadüfen elime geçen kitaplararasında .Hemen okunabilecek akıcı bir kitap dili va anlatımı sade.Karakterle canlı sanki.Elimden bırakamadım.Mutfakta yemek yaparken bile kitap yanımda idi.Kendinizi birden rüzgarlı bir pazar yerinde buluyorsunuz ve ordaki insanların düşüncelerini bile hissedebiliyorsunuz.Şapkacı Bacının ölümü,Cesur Nimet aşkı,Duran,Cino,Doktor unutamadığım karakterler.Hayat mücadelesi yoksulluk çok güzel anlatılmış.
RÜZGARLI PAZAR
MUSTAFA KUTLU
DERGAH YAYINLARI
185 SAYFA
|
PERVANELER
Meşrutiyet ve Milli Mücadele döneminin ilginç yaşam öyküsüyle dikkat çeken, önde gelen kadın yazarı Müfide Ferit Tek (1892-1971), Aydemir (1918) ve Pervaneler (1924) adlı romanlarıyla edebiyat tarihimize geçmiştir. Pervaneler yalnız bir roman değil, bir araştırma eseridir ki memleketin hazin bir macerasının hatırlatır ve içimizde kurulan bir suikast ocağının bütün o saklanmaya çalışılan ateşini eşeler.
Eserin mevzuu, İstanbul’un en göze görünen tepesine kurulmuş ecnebi bir müessesenin Türk kızları üzerinde ne kadar feci eserler ve tesirler bıraktığını göstermekten ibarettir. Burhan Ahmet Bey milli duyguları şuurlu bir surette hisseden genç bir doktordur. Fransa’daki tahsilinin en canlı hediyesi de Fransız karısıdır. Genç doktor, hayatı ile şuurunun tezadı altında ezilirken hemşiresi Leman’ın Bizans Kolej’den aldığı hiçbir şeye benzemeyen kozmopolit terbiyenin netayiciyle karşılaşıyor. Leman ve mektep arkadaşları Nesime ile Bahire Türklüğe karşı lâkayt ve mekteplerinin verdiği terbiye ve telkin neticesi olarak Amerika’ya karşı perestişkârdır. Görmedikleri, fakat işite işite anavatanlarından çok sevdikleri Amerika için çıldırırlar. Nihayet günün birinde, bir şeyh kızı olan Nesime, bir Protestan sıfatıyla Amerika’ya firar ederken Leman’ın da bir Amerikan zabiti ile beraber aile ocağını terk ettiğini öğreniriz.
Amerikan terbiyesi, Amerikan mektebi; her gün işite işite kulaklarımızda bir uğultu haline gelen bu iki terkibin hakiki manasını anlamak için Pervaneler’den daha güzel bir araştırma eseri vücuda getirmek kabil değildir.
Müfide Ferit Tek, eserlerini daha çok Balkan Savaşı ile Cumhuriyet’in ilk yılları arasındaki dönemde vermiştir. Onu edebiyat dünyamızda tanıtan asıl eserleri Aydemir (1918) ile Pervaneler (1924) adlı romanlarıdır.
Eğitim konusunu işlediği Pervaneler gibi “tez”li romanlar yazan Müfide Ferit Tek, hem roman yazdığı dönemin düşünce dünyasını yansıtır, hem de günümüzün bulanık postmodern ortamında romanımızın durduğu yeri ve gideceği yönü romancı gözüyle doğrulukla gösterir.(Tanıtım yazısından)
Ben Pervaneleri çok beğendim.Dili biraz ağır.Sadeleştirilip daha genç nesilin okumasının faydalı olacağını düşünüyorum.Kitabı daha önce hiç duymamıştım.Okuyan şehir Sakarya etkinlikleri çerçevesinde okulumuzua öğretmenlere hediye olarak gönderilen kitaplar arasından tesadüfen seçmiştim .İyki de seçmişim çok beğendim.Her Türk gencinin okumasıgerektiğini düşünüyorum.Kitap 176 sayfa çok akıcı hemen bitiriyor.Sonunda dönem yazarlarının kitap ile ilgili düşünceleri var.Bu kitap daha çok tanıtılmalı . |
Üstün Dökmen'in son kitabı Yaşama Yerleşmek bitirdim.Kitap çeşitli bölümlerden oluşuyor.Yaşama yerleşmenin tanımı yapılıyor.Kitap bana içinde bulunduğum bu stresli dönemde çok yardımcı oldu.Bazı örneklerde kendimi buldum.Bugün gezmeye gitmiştim.Bayanlardan bir tanesinin çocuğu çok usluydu kendi halinde oturuyordu.Herkes nekadar uslu çocuk aferin gibilerinden sözler söylediler .Annede tabiki çocuğunun uslu durmasının gururunu taşıyordu.Hemen aklıma Üstün Hocanın kitabında yazanlar geldi."Baskıyla çocuğu ellemeyen,gözleyen,izleyen bir insan haline getirdiğiniz zaman büyür lisede labaratuvarda camekanın içindeki aletleri izler,30 yaşına gelince Maria Mercedes'in başına gelenleri izler.Televizyonun karşısındaki koltuğa eğreti oturur,yaşamada eğreti oturur."Faydalandığım çok bölüm oldu.Kaşık elmasının hikayesi ve Aptal Hans Masalı hikayesini çok beğendim.Tekrar okumak istiyorum öğrendiklerimi uygulamak için.
"Sen adamı deli eder dama çıkarsın sonra da damda deli var diye milleti başına toplarsın."
"Nezaket yaşamın tuzu biberidir belkide ondan da öte.."
"HEKİM ŞİFA DAĞITIRKEN , HAKİM ADALET DAĞITIRKEN , ÖĞRETMEN BİLGİ DAĞITIRKEN NAZİK OLMALIDIR."
"Üstünlüğü kelimlerde değil keyfiyette aramak gerekir."
"ÖTEKİ DÜNYAYA NE AT,NE KAT,NE DE MUTLULUK GİDER.BU DÜNYADA MUTLULUĞUNUZ ELİNİZDEKİ GARANTİLİ KÂRDIR."
Dün gece yine uyuyamadım.Sabaha kadar İclal Aydın'ın Yaz Bitmesin.... adlı kitabını okudum.İlk defa İclal Aydın'ın bir kitabını okudum.Hayatı hakkında hiçbir bilgim yoktu.Tuna Kiremitçi ile evliliği ile tanımıştım onu ilk defa .Daha sonra İki Aile dizinde.Yazılarınıın içinde bana ait birşeyler buldum.En çok etkilendiğim bölüm Hayat Bu:Küçük Bir Hadise Vehbi Koç'un "Param var,malım var,şanım var,mevkim var ama gel gör ki iki kaşık bulgur pilavı yiyemiyorum."diye başlayan sözleri ve devamı,Emel Sayın'ın "Keşke bir çocuğum olsaydı "sözleri,Gani Müjde'nin "Babamı mutlu edebilseydim" sözleri kitabın unutamadığım cümleleri.İclal Aydın yazılarını beğendim.
.
Bugün benim doğum günüm .Otuzlu yaşlara doğru yol almaya başladım.Heryaşın bir güzelliği var diyorlardı ve ben o zaman çocuktum.Düşünürdüm 2000 yılında 20 yaşında olacağım nekadar uzak gelirdi o zaman dilimi bana. Şimdi düşünüyorumda zaman ne çabuk geçti.Bugüne kadar yaşadıklarıma yaptıklarıma bakıyorum .Neler neler geçti.2007 yılında çok mutlu olduğum ve çok üzgün olduğum birçok olay yaşadım.Hayatım benim için sinema filiminden farksızdı ve ben geçici olarak o oyunun içindeydim.Ama herşey gerçekti.İnşallah bu sene inişleri çıkışları olmayan güzel hayırlı bir yıl geçiririm.İyki dünyaya getirdiniz beni diyorum aileme iyki varım iyki sizin çocuğunuzum iyki eşimin karısıyım oğlumun annesiyim,sağlıklıyım.....mutlu olmak için okadar sebep varki ......
« Önceki ::